saç ekimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saç ekimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2008 Pazartesi

MEVSİMLERE GÖRE SAÇ BAKIMI

Daha güzel saçlara sahip olmak herkesin hayali.Ancak bu hayale ulaşabilmeniz için biraz çaba gerekir. Yeter ki saçlarınızın ihtiyaç duyduğu bakımı doğru zamanda uygulayın, farkı hissedeceksiniz. Değişen mevsimlerle birlikte vücudumuzu korumak için giysilerimizi, cildimizi korumak için cilt bakım ürünlerimizi değiştiririz.

İşte tıpkı bu örneklerde olduğu gibi saçlarımızın da ilgiye ve korunmaya ihtiyaçları vardır. Her saç, farklı mevsimlerde farklı bir bakıma ihtiyaç duyar. Çünkü farklı problemler farklı çözümler gerektirir.

Bahara ışıltılı saçlarla girin
Bütün bir kış boyunca eğer saçlarınıza özel bir itina göstermediyseniz, şimdi onların kurumuş ve yıpranmış olduklarını eminiz fark etmişsinizdir. Bu nedenle bahar ayları saçlarınız için bayram havasında geçmeli.

Zira eğer onları güçlendirecek ve canlandıracak formülleri bulamazsanız, yazın kavurucu güneşi saçlarınızı daha da içinden çıkılmaz sorunlara itecektir. Ekstra bakımlarla saçlarınızı kurtarmak için önünüzde 3 aylık bir bahar dönemi var. Peki, öncelikle ne yapmalısınız?

Unutmayın ki saçlarınızın da cildiniz gibi yeniden yapılanmaya ihtiyacı vardır. Saçlarınızın iç yapılarında, geçirdikleri işlemler karşısında zayıflamalar meydana gelir, saç boyları ve uçlarında çatallaşmalar olur. Artık saçlarınız kırılmaya daha da fazla müsaittirler. Bunun sonucunda ise esneklik ve güzelliklerini kaybederler.

Saçlar uzadıkça yıpranma oranları artar. Çatallaşmalar saçların uçlarından başlayarak üst noktalarına doğru tırmanır. Bu türden sorunlarla karşılaştığınızda ilk iş olarak bir kuaföre gidip, saçlarınızdaki kırıkları aldırmalı ve hatta saç boyunuzu sağlıklı kısımlarına kadar kısaltmalısınız. Daha detaylı ve profesyonel bir yardım için saç bakım merkezlerine başvurabilirsiniz. Saç boyunuz kısaldıktan sonra onları bir süre için aşırı fön ısısından korumaya çalışın. En azından kendilerini biraz olsun toparlayıncaya kadar. Bu arada saç türünüze uygun bakım ürünleri kullanmayı da ihmal etmemelisiniz.


Yaz aylarında özel koruma
Yaz aylarında saçlarınızın en büyük düşmanları; güneş ışınları ile deniz ve havuz suları.Bütün bu zararlı etkenler saçlarınızın kurumasına, renklerinin açılmasına ve uçlarının kırılmasına neden oluyorlar. Dolayısıyla saç uzmanları deniz ve havuza girerken bone kullanımını öneriyorlar. Böylelikle saçlarınız deniz suyunun tuzundan ya da havuzun klorundan etkilenmiyor, saç renginiz düzensiz bir biçimde açılmıyor.



Yaz mevsiminde özellikle boyalı saçlara sahipseniz bone kullanımını ihmal etmemelisiniz. Zira boyalı saçlar, havuz suyuyla temas ettiklerinde ortaya hiç de iç açıcı görüntüler çıkmıyor. Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden koruyan UV filtreli, koruyucu özellikli şampuanlar ve bakım ürünleri de saçların doğal yapısını korumada etkili oluyorlar. Sonbaharda saç dökülmelerine dikkat!

Deniz, klor ve güneşin saçlar üzerindeki yıpratıcı etkilerinden bahsetmiştik. Dolayısıyla yaz mevsiminde korumasız bırakılan saçları sonbaharda, kötü bir görünümle birlikte sağlık sorunları bekliyor. Zira mevsim değişikliği zaten saçların dökülmelerine yol açıyor. Kuru ve cansız saçlar ise mevsim değişikliğinin etkilerinden fazlasıyla nasiplerini alıyorlar. Saçlar matlaşıyor, saç boylarında ise çatallaşma ve kırılmalar göze çarpıyor. Bütün bunları engellemek için yaz aylarında saçları korumak gerekiyordu.

Peki, şimdi ne yapılabilir?
Öncelikle saçlarınızın durumu gerçekten çok kötüyse bir saç uzmanına görünmenizi tavsiye ederiz. Büyük bir ihtimalle saç boylarınızı mümkün olduğu kadar kısaltmanız gerekecek. İkinci aşamada ise yoğun nemlendiricili bakım maskeleri saçlarınızın imdadına yetişecek. Düzenli olarak saç dökülmesine karşı güvenilir bir ürünün kullanılması da kaçınılmaz. Böylelikle hem saçlarınızı yazın bıraktığı kötü izlerden kurtaracak, hem de kış aylarına karşı güçlendirmiş olacaksınız.



Saçlarda kış bakımı
Soğuk kış aylarında saçlarınızı bekleyen koşulların mükemmel olduğu söylenemez. İsli ve ağır havadan yalnızca cildiniz değil, saçlarınız da etkilenir. Soğuğun ne derece büyük bir düşman olduğunu anlamak için aynaya bakmanız yeter. Hele bir de saçlarınız sağlıklı değilse, o zaman işiniz var demektir. Sonbaharda başlayan saç sorunları, kışın gelmesi ile birlikte giderek artar. Örneğin; yağlı saçlardaki yağ oranı yükselir, kuru saçlar ise daha da kurur.

Mevsim değişikliğinin saç dökülmesini hızlandırdığı yine unutulmamalıdır. Kış aylarında saçlarınızı yıkadıktan sonra iyice kurutmadan dışarı çıkamazsınız ve doğal olarak yoğun fön ısısı da saçlarınıza zarar verebilir. Peki, saçlarınızı bütün bu olumsuz etkenlerden korumak için neler yapabilirsiniz? İşte size bazı ipuçları... Saçlarınızı daima az şampuan kullanarak yıkayın, çok fazla şampuan kullanıldığında saçlarınız daha temiz veya bakımlı olmuyor. Buna karşın fazla miktarda kullanılan şampuan iyi durulanamadığı takdirde kepek sorunuyla karşı karşıya kalıyorsunuz: Avucunuza aldığınız şampuanı bir miktar ılık suyla sulandırıp, saçlarınıza güzelce yayın.

Saçınızı yıkadıktan sonra mutlaka bakım yapan bir saç kremi uygulayın. Kremi henüz nemli saçlarınıza yaydıktan sonra, yumuşak bir havlu yardımıyla tampon yapın. Etkisini göstermesi için en az 2 dakika kadar bekleyin. Nemini kaybetmiş her boyda saça, özellikle uç kısımlara özen göstererek maske uygulayabilirsiniz. Maskenin etkisini artırmak için, saçınızda beklettiğiniz süre içinde neler yapabilirsiniz? Başınıza bir bone giyin.



Sıcak bir ortamda, örneğin kalorifer yanında oturarak bekleme süresini doldurun. Konsantre ürünler veya ampul kullanıyorsanız, kutu üzerinde belirtilen doza mutlaka uyun. Saç derisine parmak uçlarınızla uzun uzun masaj yaparak iyice nüfuz etmesini sağlayın. Böylece saçınız kısa süre içinde yaz aylarında kaybettiği eski güç ve yumuşaklığına kavuşacaktır.

12 Ekim 2008 Pazar

Saç Bakımınız İçin Doğal Yöntemler


Saçların Çabuk Uzaması İçin
Bir adet turpu rendeleyip suda yarım saat kadar pişirip süzün. Elde ettiğiniz turp suyuna yumurta sarısı ilave edip iyice çırpın. Bulamaç haline geldikten sonra saçlarınızı ovarak yıkayın.
Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun.


Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.
Parlak saçlar için
1 yumurtanın sarısı ile 2 çorba kaşığı zeytinyağını karıştırın. Saç diplerine sürüp masaj yapın ve 10 dakika bekleyin. Şampuanla yıkayıp durulayın. Saçlarınızın parlak ve sağlıklı bir görünüm kazandığını göreceksiniz.Besleyici maske
1 yumurta sarısı, 1 çay bardağı demlenmiş çay, 1 çorba kaşığı badem yağı ve 2 damla limon suyunu bir kapta karıştırın. Saç diplerinize sürüp masaj yaparak iyice yedirin. 10-15 dakika bekleyip şampuanla yıkayın.
Kepekli saçlar için
2 çorba kaşığı limon suyu veya sirkeyi 4 su bardağı suya ilave edip ılıtın. Saçlarınızı yıkadıktan sonra bu karışımla durulayın.
Derinlemesine temizlik ve parlak görünüm için
Saçlarınızı şampuanladıktan sonra bir fincan limon suyu ya da sirkeyi saçlarınıza döküp, masaj yaparak iyice yedirin. Ardından saçlarınızı durulayın. Saç kremi sürün ve yıkayın. Bu, saçlarınızdaki tüm kiri alır ve saçlarınıza nefis bir parlaklık verir. Bu yöntemi 2 haftadan önce tekrarlamayın.

Kepekli, dökülen ya da incelen ve kırılan saçlar için
Çemen tohumlarını çektirin ve geceden suya yatırın. Elde ettiğiniz macunu saç derisine masaj yaparak sürün ve 15-20 dakika bırakın. Yumuşak bir şampuanla yıkayın. Bu macun kepek, dökülen, incelen, kırılan saçlar ve kellik gibi sorunlara iyi gelir.
Yumuşak ve parlak saçlar için
Saçınıza uygun otu, yeter miktarda kaynayan suya atın ve yarım saat tutun. Buna çeyrek fincan elma sirkesini de ekleyerek iyice karıştırın. Saçlarınızı şampuanlayın. Karışımı saçlarınıza tekrar tekrar dökün.
Parlak saçlar için
Malzemeler: Bir portakal 1 çorba kaşığı bal Birkaç damla sandal ağacı yağı
Yapılışı: Portakalın suyu, su, bal ve sandal ağacı yağını karıştırın. Bunu şampuan sonrası durulamada kullanın.
Yıpranmış saçlar için
Malzemeler: Bir muz Birkaç damla badem yağı
Yapılışı: Muzu badem yağıyla karıştırın ve saçlarınıza masaj yaparak uygulayın. 15 dk kadar saçınızda bıraktıktan sonra, maden suyuyla durulayın. Ardından şampuanlayıp saç kremi sürün.
Kuru saçlar için
MMalzemeler: Bir çorba kaşığı bal Yarım fincan tam yağlı süt
Yapılışı: Balla sütü karıştırıp saç derisine masaj yapın ve 15 k bırakın. Yumuşak bir şampuanla yıkayın.
Dökülen saçlar için
Aşağıdaki malzemeler tek bir maske için değil, farklı maskelerde kullanılmak üzeredir. Bu nedenle yapılışları okursanız, her birinin ayrı maskeler olduğunu göreceksiniz.
Malzemeler: Zeytinyağı Bal Tarçın 2 yumurta Alfalfa Ispanak Kişniş Badem yağı Öncelikle yeşil yapraklı sebzeler, havuç, mango, kuru kayısı, tahıllar, brüksel lahanası ve mercimek içeren protein açısından zengin bir diyetle beslenin.
Yapılışı:
Maske 1: Zeytinyağı, bal ve tarçını karıştırarak bir macun hazırlayın. Bunu saç derisine masaj yaparak yedirin ve 15 dakika tutun. Yumuşak bir şampuanla yıkayın. Haftada 3-4 kez tekrarlayın. Saçları uzatmak için: Her gün alfalfa, taze ıspanak ve taze kişniş sularını karıştırıp için. Bu, saçlarınızın daha çabuk uzamasını sağlar.
Maske 2: Günde 2-3 kez saç derisine badem yağı sürün. Bu saçlarınızın daha fazla dökülmesini engeller.
Kırılan saçlar için
Malzemeler: Hindistancevizi yağı Misket limonu suyu
Yapılışı: Haftada iki kez, misket limonu suyuyla karıştırdığınız hindistancevizi yağını saçlarınıza sürün.
Elektriklenen saçlar için
Malzemeler: Bal
Yapılışı: Bir çorba kaşığı balı bir litre suyla karıştırıp, bunu şampuandan sonra durulama suyunda kullanın. Saçınızı her yıkadığınızda kullanın.

25 Ağustos 2008 Pazartesi

saç ekimi

Saç ekimi nedir?
Vücuttaki kılın bulunduğu yerden doku dışına alınıp başka bir vücut alanına yerleştirilmesi işlemidir.Saç ekimi bir tür organ naklidir.Kişinin kendi dokusu nakledilir( ototransplantasyon ).Son zamanlarda kaş,kirpik,sakal, bıyık ve kol kılı ( jilet izlerini yok etme amaçlı) gibi ekimlerde yapıldığından “saç ekimi” tanımlaması yetersiz kalmaktadır. Doğru tanımlama “KIL KÖKÜ NAKLİ” şeklinde olmalıdır.
Saçsızlık yada herhangi bir yerde kılsızlık hayati önem arz etmediğinden sadece kişinin kendinden nakil yapılmaktadır.Bir başka şahıstan kıl kökünün nakli yapılabilir ancak nakil sonrası kullanılması gereken ilaçların ağır yan etkileri sebebiyle sadece ototransplantasyon şeklinde olmaktadır.Saç ektirmeyi düşünen biri olarak onlarca siteyi dolaşıp kafanızı karma karışık edip buraya kadar geldiniz. Bende kendimce burada saç ekimini belki de biraz farklı bir açıyla izah etmeye çalışacağım.Saç ekimi doğru adıyla kıl kökü nakli:Türkiye’de 2 çeşit saç ekimi yapılmaktadır en yaygın olan yöntem küçük farklarla ondan fazla ismi olan şerit yöntemi ve birkaç klinikte yapılabilen FUE(özgün olarak kıl kökünün alınması) tekniği.

ŞERİT YÖNTEMİ(FOLLİKÜLER ÜNİTE TRANSFERİ,FOLLİKÜLER ÜNİTE İNJEKSİYONU,MİCROGRAFT, MİNİGRAFT,MİNİMİCROGRAFT,STRİP.GERÇEK MİKROGRAFT):


İki kulak arasından 1-2 cm x15-20 cm lik şerit şeklinde cilt parçası çıkarılır.Çıkarılan bu parça 1-7(1-2 kök dense de) kıl kökü içeren küçük parçalara ayrılır. Hazırlanan bu parçalar(graft)1-3 mm lik jilet veya benzeri bir alet yardımıyla kelleşmiş alanda açılan deliklere yerleştirilir. Şerit yöntemi FUE yönteminin yaygınlaşmasıyla daha önce terk edilen yöntemler gibi terk edilmeye mahkumdur ama FUE yönteminin yaygınlaşamaması bu süreyi geciktirmektedir ama bir gün mutlaka herkes FUE yöntemiyle ekim yapacak.Çünkü şu an şeritle oluşturulan komik saç ekim görüntülerini birilerinin geri dönüp düzeltmesi gerekecek.

FUE(FOLLİKULER UNİTE EXTRAKSİYONU):

0.6-07 mm lik (bu rakamların çok önemi var şöyle ki;vücudun herhangi bir yerindeki yaralanma 1 mm nin altındaysa iz bırakmaz) ince boru şeklinde aletlerle 1 veya 2 li kıl kökleri alınır yine aynı kalınlıkta sivri aletlerle cilt kesilmeden 1 veya 2 li ekilir.Kıl kökleri tek tek alındığı için istenilen yerden alınabilir genellikle ense kullanılsa da vücudun kıl olan her yerinden alınabilir.Alınacak kıl kökü sayısı kişinin vücudundaki kıl sayısı ile sınırlıdır yani diğer bir deyimle yüzlerle sınırla kök alınıp dar bir alana ekim yapılacağı gibi on binlerce kıl kökü alınıp çok geniş açıklıklara istenilen sıklıkta ekim yapılabilir.


Saç ekimi gerekli mi
Saç ekimi ihtiyacı olan için traş olmak kadar yada bayanların yaptığı cilt bakımı hatta günlük makyajı kadar gereklidir.Yapılan istatistik çalışmalarında saç ekimi yaptıran kişilerin kendilerine güven skorlarının yükseldiği ve bunun sonucu olarak iş bulma,işte yükselme,partner bulma ihtimallerinin arttığı, depresyon eğilimlerinin azaldığı ve hayattan daha çok zevk aldıkları tespit edilmiştir.

Anketlerde değişik tanımlamalar yapılmıştır...

“Aynalarla daha barışık yaşıyorum”

“Saçımı taramaktan eskisinden daha çok zevk alıyorum”


“Evlenemeyeceğim korkusu yaşıyordum artık evliyim”


“Yazın güneşte ne yapacağımı şaşırıyordum şapka taksam kompleks diyecekler takmasam yanıyor”


“Kışın tepemin donmasından sinir oluyordum takım elbisenin üstüne de bere takılmıyor ki”


“Eşim “önemi yok ben seni böyle seviyorum” derdi şimdi daha çok sevdiğini söylüyor.


“Kızımla alay ediyorlarmış babası kel diye gelsin de görsünler”


“Palyaçonun kafamı sıvazlayarak “kelltoşş” demesi karar vermemi sağladı sağolsun”


“Sanki konacak bir yer yokmuş gibi sinek gelip tam tepeme konardı yada bana öyle gelirdi”


“Denize şapkayla girmemi hep yadırgarlardı”


“yağmurda dolaşmak zevk değil eziyet olurdu”
“Kaşımak bile dert oluyordu sanki yaralanacakmış gibi gelirdi”


“Kaşlarım dökülse bu kadar sinir olmazdım”
“Yanlardan getirerek kapattığım kısım açılacak diye korkardım”


“Kel lakabımın geçerliliği kalmadı”


“Yağmur yağdığını ilk fark eden ben olmuyorum artık”


SAÇ EKİMİNİN GELİŞİMİ:
Saç ekim süreci tüm diğer cerrahi tedaviler gibi deneme yanılmalarla önemli aşamalar kaydetmiş ve FUE ile son noktayı koymuştur.Günümüzün son noktası FUE olsa da yarın ne olacağı açık değildir.Halihazırda üzerinde çalışılan doku kültürü(tek saç hücresinden çoğaltma) ufuktaki gelişme olarak dursa da hızlı ilerleyememektedir.Ve önümüzdeki on yılda saç ekimi konusunda önemli bir gelişme beklenmemektedir. Olabilecek gelişme şerit şeklinde ekim yapanların insanları photoshop programlarıyla oynanmış resimlerle aldatmak yerine doğru yöntem olan FUE yi öğrenmeleridir.

BLOK NAKİL: 15-30 saç kökü içeren saç cildi şeklinde yapılan saç naklidir.Orta kısımdaki saç köklerinin beslenemeyerek ölmesi ve oldukça çirkin görünmesi sebebiyle kısa sürede terkedilmiştir.Ama saçın nakledilebileceği gibi önemli bir çığır açarak ve milyonlarca insana yeni bir imaj sağlamıştır.
BLOK ŞEKLİNDE ŞERİT NAKLİ:Enseden alınarak 2-3 mm eninde 8-15 cm boyunda ince şeritler halinde hazırlanmış saçlı deri alından tepeye doğru açılan küçük oluklara yerleştirilmiştir.Saç kökü ölümü azaltılmıştır ama her ne kadar briyantinle şekil verilmiş imajı yaratılsa da yeni sürülmüş tarla görünümü insanların benimsemesini engellemiş ve yaygın olarak uygulanamadan bırakılmıştır.
EXPANSİYON TEKNİĞİ:Saçlı alanın altına balon yerleştirilir balon her gün 1 ml şişirilir böylece saç olan deri genişlemiş olur.Daha sonra genişleyen bu saçlı alan kelleşmiş alanın çıkarıldığı yere çekilerek dikilir. Daha çok yanıklarda kullanılan bu yöntem artık yerini FUE tekniğiyle saç ekimine bırakmıştır..
ŞERİT YÖNTEMİ:FUT,STRİP,FİT gibi değiştirilip tüketicinin kafasını karıştırarak ikna etmek için türetilmiş isimler verilse de sonuçta çok küçük farklar dışında aynı tekniği tarif etmektedir.İki kulak arasından alınan 1-2 cm eninde 12-20 cm uzunluğunda saçlı deri parçasının 1-2 ile 5-7 saç kökü içeren guruplara ayrılıp dökülen alanda açılan 1-3 mm lik kesiklere ekilmesi işlemidir.Bu yöntem FUE yönteminin yaygınlaşamaması ve şerit yönteminde follikül ayırma ve ekim işinin daha çok yardımcı sağlık personeline yaptırıldığı için ne yazık ki hala en yaygın kullanılan yöntemdir.Öyle ki birçok yerde bir kişinin çalıştığı doktor muayenehanesinde şehir şehir gezerek fason ekim yapan ekiplerin çağrılarak toplu sünnet gibi arka arkaya yapılacak kadar ciddiyetten uzak bir girişim haline gelmiştir.

SAÇ NAKLİ

Dakika dakika SAÇ NAKLİ

İsveç’te saç ekimi konusunda kendi geliştirdiği tekniği kullanan Türk Doktor. Demir İlter'in kliniğinde bir saç operasyonunu baştan sona görüntüledik. İşte aşama aşama gördüklerimiz...

Bundan birkaç ay önceydi. İsveç'teki kliniğinde yaptığı çok başarılı saç nakilleriyle adından söz ettiren Türk doktor Dr. Demir İlter birkaç günlüğüne İstanbul'a gelmişti. Saç ekimi zor bir konu. Her ne kadar teknik gelişse de bu konuda başarılı ameliyat yapan doktor sayısı dünyada bile bir elin parmak sayısı kadar sınırlı. Doğal, ekildiği belli olmayan saçlar yaratmak o kadar kolay değil. Dr. İlter, hem Stockholm'deki kliniğinde uzun yıllardır kendi geliştirdiği tekniğiyle bu operasyonu gerçekleştiriyor hem de bunu dünyanın dört bir yanında gittiği konferanslarda meslektaşlarıyla paylaşıyor. Haliyle yurtdışında gözardı edilmeyecek başarı elde etmiş bir Türk doktor da ilgi alanımıza giriyor.Sohbetimiz sırasında saç nakliyle ilgili bütün literatürü son derece basit, konunun uzmanı olmayan, sıradan bir kişinin rahatlıkla anlayacağı bir dille o kadar güzel anlattı ki, bir saatin sonunda saç ekimi konusunda epey bilgi edindim. İşin ilginci bunları kafamda bir yere not ettim. İlter, aslında 10 yıl plastik, sekiz yıl da kalp ve damar cerrahı olarak çalışmış. İki yıl önce saç nakli yaptıran ancak bundan memnun kalmayan bir arkadaşının yardım istemesiyle doktor arayışına girmiş. Bu konuda uzman bulmakta zorlanırken bir yandan da bu alanın içinde bulmuş kendini. Kliniklerin odak noktasının hasta olmadığını görüp bu branşla ilgilenmeye karar vermiş. Şimdi kendi adıyla kurduğu kliniğinin başında. Dr. Demir İlter'in operasyonlarının en önemli özelliği son derece ince mikrocerrahi aletlerle çalışıyor olması. Geliştirdiği FUE plus tekniğinde 0.6 mm'lik aletleri kullanıyor ve bu anlamda Avrupa'da bu kadar ince el becerisi isteyen bir operasyonu gerçekleştirebilen tek doktor. Böylelikle her santimetrekareye daha çok ekim yapılabiliyor. Ama perasyonların bir başka önemli özelliği ise, yara izi görüntüsü kalmıyor. Ekilen saçın son derece doğal gözükmesi, saç ekilmiş hissi uyandırmaması da bu ince işlem sayesinde oluyor. Böylesine iddialı bir operasyonu yerinde görüntülemek istedik. Ve fotoğrafçı arkadaşımla birlikte Stockholm'un yolunu tuttuk. Operasyonu baştan sona görüntüledik. İşte Dr. İlter'in geliştirdiği FUE plus tekniği ve bu teknikle yapılan bir operasyonun öyküsü.